Pazartesi, Temmuz 24, 2006

30.000 yıl sonrasına mektup

yıl 2006. dünya vatandaşı olarak şu anda istanbul diye bilinen şehirden yazıyorum. eski ismi constantinapolis’dir. bundan 30.000 yıl sonra belki geriye hiçbir şey kalmayacak. belki şans eseri şu anda bu yazının yazılı olduğu server yeni medeniyetin eline geçer. belki şans eseri geçmişte neler olduğu hakkında biraz fikir sahibi olabilirler.

herşeyin başlangıcı yazıyı yazdığım tarihten çok eskilere dayanıyor olabilir, ama yıkım 21.yy’ da başladı. ilk önce hristiyan ağırlıklı, ABD ülkesi, müslüman ağırlıklı Irak ülkesine saldırdı. ardından yahudi İsrail ülkesi, Lübnan müslüman ülkesine saldırdı. müslüman Suriye ve İran ülkeleri İsrail’e durmasını, aksi takdirde İsrail’e saldıracaklarını söylediler. çokda güçlü olmayan İsrail ülkesi bu tehdidi dikkate almadı. sınırdan askerlerini Lübnan ülkesine soktu. çünkü İran ve Suriye ülkesi kendisine saldırırsa Amerika ülkesi ve onun kuklası hristiyan ağırlıklı Fransa, İngiltere gibi ülkelerin kendisine yardım edeceğini biliyordu. öylede oldu. bunun üzerine diğer müslüman ülkelerde savaşa katıldılar. Çin komünist ülkesi Amerikanın karşısında yer aldı. II. dünya savaşında çok yara almış yahudilerin ülkesi İsrail, aldığı yara kadar ders almamıştı ve III.dünya savaşını başlattı. ve bizim medeniyetimizin sonu geldi. Pekde medeni değildik zaten...

gelecekte bu yazıyı okuyan kişi. sizin tekrar inşaa ettiğiniz dünya bizden daha vahşi ise ne dedğimi çok iyi anladın.

ama eğer ülkeler, dinler, diller, saldırma konusunda bilgisizsen. tahminen bizden size kalmış acılardan ders çıkarıp, barış dolu, ayrımcılığın olmadığı bir dünya kurmuşsun demektir. belki herkes insandır sadece. ırk yoktur. dini ayrım yoktur. insan öldürmek yoktur. kendini korumak zorunda olduğun güneşin altında, bitmeyen yağmur fırtınalarında güzel bir dünya kurmuşsundur.(güneş eskiden tenimizi ısıtırdı, yağmurlarda dans ederdik. onlarıda biz bozduk. üzgünüm...)

ülke, belli bir amaç için bir araya gelmiş aynı dili konuşan, sınırları, bayrağı olan insan topluluğudur. hiç bir şey anlamadın değil mi? bu insanlar, bir arada belli topraklarda yaşarlar, diğer ülkelerin topraklarına izinsiz gidemezler. diğer ülkelerin topraklarına yerleşmeye çalışırlarsa savaş çıkar.

savaş, ülkelerin birbirilerine saldırmasıdır. silah kullanarak, diğer ülkenin insanlarını oradan atmaya, korkutmaya, sindirmeye çalışmaktır, savaş. koskoca dünya herkese yeterken ne tuhaf değil mi? savaşta insanlar topluluklar halinde ölür.

öldürmek, birinin yaşamına son vermek, ışığını söndürmektir. neden mi? yok birbirimizi yemiyoruz. hayvanlar gibi değil yani. ihtiyaçtan değil. hırstan, intikamdan, güç isteğinden, rahat olama isteğinden, aynı şekilde yaşamadığı için, aynı düşünmediği için. biz vahşiyiz. insanlar kendi gibi düşünmeyen insanların yaşamalarını istemiyorlar. olmuyor değil mi anlatamıyorum?

din, tanrıya veya onun gibi bişeylere inanmak demektir. sizde böyle bir şey varsa bile inanç sadece inanan ile inandığı arasındaki arasındadır değil mi? hepiniz bir arada yaşayabilirsiniz. bizde öyle değil. din, hatta aynı dinin farklı yorumu olan mezhepler insanların ölmesine sebep oluyor. yahudi, hıristiyan, müslüman birbirini sevmiyor, ama hepsi aynı tanrıya inanıyor. anlatamadım di mi? bende anlamıyorum ki, nasıl anlatayım? komünizm din bile değil o apayrı bir konu. şimdi nasıl anlatayım?

ülkeler ülkelerden, dinler dinlerden ayrı. biz aynı dünya üstünde zar zor yaşıyoruz. herkes kendinden farklı olandan nefret ediyor. kendi uydurduğumuz ülkeler, diller farklı olduğu için birbirimizden nefret ediyoruz. ne ayıp. oysa hepimiz insanız.

oldum mu? olmadı değil mi?

şöyle deneyeyim. iki aile düşün, evleri yan yana. (aile ve evin ne olduğunu biliyorsundur umarım.) bunlar açık tenli iki aile. sonra ailelerden birinin esmer tenli bir çocuğu oluyor. diğer aile bu çocuktan nefret ediyor ve onu öldürmeye karar veriyor. (neden deme, bir sebebi yok. farklı işte.) esmer çocuk evinin bahçesinde oynarken onu tabancayla vuruyor, ödürüyor. çocuğu ölen aile intikam için, diğer ailenin bahçesine mayın döşüyor, nasılsa o bahçeden geçecek biri ve patlayacak, paramparça olup ölecek. öylede oluyor. bunun üzerine diğer aile tankla topa tutup diğerlerinin evini yıkıyor. Üfffff böyle salakça sürüp gidiyor işte.

unut anlattıklarımı. şunu hatırla, ataların yarım akıllı vahşilerdi. teknolojiyi geliştirip geliştirip, hem doğayı mahfettiler, hem bir birilerini yok ettiler. istedikleri herşeye sahip olmaktı, amacı herkesin. gözlerini kırpmadan birbirilerini yok ettiler. teknoloji gelişince binlerce insanı aynı anda yok etmeyi öğrendiler.

arada şidetten nefret edenler vardı. onlar seslerini duyurmaya çalıştılar. onlar silah kullanmaktan nefret ettiler ve ilk onlar yok edildiler. diğerlerine vicdanlarını hatırlattıkları için.

bizi affet geleceğim biz GERİ ZEKALIYIZ. BİZDEN BU KADAR.

10 Yorum:

Blogger gaykedi dedi...

Antiemperyalist mücadele verirken, özgürlük ve demokrasi için de mücadele etmek gerekir. Antikapitalist olmadan antiemperyalist olunmaz. Bu özelliklerin hiçbiri yok Hizbullah’ta.

Şeriatin ve siyasal Islam’ın yol gösterdiği mücadele antiemperyalist olmadığı gibi özgürlükçü ve demokrat da değildir, kesinlikle özgürlükçü ve demokrat olamaz. Hizbullah’ın zaten böyle bir iddiası da yok.

Benim Ortadoğu barışı konusunda hiza ve istikametime baktığım tarihsel ve siyasal bir formül var:

1. Başta Araplar olmak üzere bütün Müslüman devletler, İsrail’in devlet olarak varlığını kabul edecekler;

2. İsrail 1967 savaşından önceki sınırlarına çekilecek ve barış antlaşması imzalanacak.

Özdemir İnce

http://gaykedi.blogspot.com/

8:28 PM  
Blogger sinirstres dedi...

Sevgili Özdemir;

Yorumun için çok teşekkürler. Ama senin yorumun yine siyasi bir çözüm olmuş. Bundan hoşlanmayanlarla hemen karşılıklı taraf oluşturacak bir şey bu. Ben ise bunların her şeyin üstünde bir şey anlatmaya çalıştım. Aynı yazıyı 1940 larda olsam II.Dünya savaşı, 90 larda olsam Bosna Hersek içinde yazabilirdim. Burada insanların zavallılıkları konu olan, sana benzemeyeni yaşatma rahatsızlık veren. Ülkelerin, dillerin, dinlerin, paranın; paylaşmayı bilmeyen insanı getirdiği nokta korkunç olan.

Ama Orta Doğu'da ki sorunlar anlattığın şekilde sona erecekse; keşke dediğin gibi olsa.

Teşekkürler
SinirStres

10:41 AM  
Anonymous Adsız dedi...

herşey bukadar kötü olmamalı sen 30 000 yıl sonrasıo için kendine ve topluma gerizekalı demişsin peki bunca yıl sonra o kelime kalacaskmı

9:55 AM  
Anonymous Adsız dedi...

neyazıkki bu sölediklerine bir kaç kişi dışında pek kimse rebet göstermiyo hayatımızda herşey başlı başına zaten bir stres diğilmi bunları dahada kamçılamak yerine neden çözüm yolları aramıyoruzki kim bilir böle olsa belkide gelecek için daha güzel şeyler bırakmış oluruz ben hayat boyu bunlarla uğraşıyorum ama tek başına pekte bir işe yaramıyo gelin hep beraber bunların üstesinden gelelim

teşekürler

10:01 AM  
Blogger Erbuğ Kaya dedi...

Genel olarak huzuru arayan. Barışın anlayışın olmasını isteyen biriyim. Biraz olsun gözüme takılanlara dikkat çekmeye çalışıyorum. İnşallah her şey bu kadar kötü değildir. İnşallah ben abartmışımdır.

Ayrıca gerizekalı demek yanlış olur değil mi? Olsun bitsin herşey, sonra ne diyeceğimize karar veririz.

Bu yazının bile kızgınlık yaratacağını düşünmemiştim. Çok üzgünüm.

11:57 AM  
Blogger Erbuğ Kaya dedi...

Toplumlara, devletlere göre konuşmadım. İnsana göre konuştum. Taraf değilim. Taraflar üstü bakmak istedim. Tek başıma elimden gelen budur. Dünya güzel bir yer ve itişip kakışmazsak hepimiz sığarız.

12:03 PM  
Anonymous misafir dedi...

hiçbişey böyle hayalperestlikle çözülmez.tarafsızlıkla hiç çözülmez.iyiden güzelden yana taraf olmakla,gerekirse iyiye ve güzele karşı olanlarla savaşmakla çözülür.çıkarın zihninizi bulandıran pembe gözlükleri,gerçeklerle yüzleşin,siyasetten ve kötülükle mücadeleden korkmayın!30000 yıl sonra da iyinin karşısında kötü olacak...

9:06 PM  
Blogger Erbuğ Kaya dedi...

kötüye kim karar verecek peki. birinin kötü olduğunu düşünüp onu öldürmek isteyen, öldürülecek olan içinde kötüdür. elbette kendi çıkarı için, bencillik yapıp insanları hiçe sayana kötü diyebiliriz. ama bu sorunu çözmeden, onun yaptığını ona göstermeden karşılık vermek, birbirini kötü bilen iki kişiden fazla bir şey yaratmayacaktır.

12:30 PM  
Anonymous angel dedi...

bence tüm söylenenlerden öte burada dikkat çekilmek istenen konu farklılığa olan düşmanlık...
neden insanlar farklı düşüncelere arayışlara anlayışlara bu şekilde karşılık veriyorlarki herşey savaş herşey düşmanlık değildir.gerçekçi olcaksak en gerçek budur...
sonuçta herkesin aynı olduğu ,farkın olmadığı bir dünyayı hayal bile edemiyorum...

1:43 PM  
Blogger Erbuğ Kaya dedi...

elbette herkes aynı olmasın. herkes birbirine karşı anlayışlı olsun

2:37 PM  

Yorum Gönder

yazıya eklenen yorumlar:

Bağlantı Oluştur

<< ana sayfa